Tam da "Anayasa Oylaması" sonuçları üzerinden, yaygın ve kapsayıcı görünen haklı bir "hukuk, meşruiyet ve demokratik direniş" belirtileri ortadayken, bu toplumsal eğilime kan ve can verici bir yol ve yön göstericiliğe, eşgüdüme gereksinim duyulurken, birden bire gündeme, hem de kendi içinden kuşkulu girişimcilerce, CHP'nin atılması hemen herkesi şaşırttı.
Belki ilk kez genel başkan etkinliğinin en yüksek göründüğü, özellikle geniş kesimleri toparlayıcı sayılabilecek ilişkilerin uç verip umut yaydığı bir aşamada, "genel başkan, geleceğin cumhurbaşkanı adayı, olağan ya da olağanüstü kurultay...vb" konuların tartışmaya açılması yine bir kısır döngüye düşürülmek tuzağı mı kuruldu sorusuna ister istemez yol açtı.
Oysa, CHP'nin sorunu lider yetersizliği olmadı çoğu zaman. Türkiye'nin temel sorunlarını programına yazsa da kamuoyu önünde tartışmadı. Çözümlerini inandırıcı biçimde ortaya koymadı...
Bunu bilinçli yaptığı kanısındayım. Örn, serbest piyasacılığa karşı, kamu öncülüğünde planlı kalkınma, sanayileşme, tarımda modernleşme, verimliliği ve üretkenliği artırma, toprak dağılımını düzenleme, bilimsel ve teknolojik gelişmeye öncelik ve öncülük, Batı ile ilişkileri ülke çıkarları doğrultusunda yeniden düzenleme, komşularıyla barış, işbirliği ve dayanışmaya dayalı dış politika, eğitimi kamusal, parasız, bilimsel ve laik temelde yeniden düzenleme, sağlığı kamusal ve parasız sunma, gelir dağılımını adilleştirme, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü güvenceye alma, seçim ve siyasal partiler yasasını demokratikleştirme, dinci ve faşizan örgütlenmeleri ortadan kaldırma, etnik, dinsel ve cinsel ayrımcılığa ağır cezalar öngörme...vb. konuları kararlı biçimde gündeminde tutma, uygulama hazırlıkları yapma, yerel ve merkezi iktidar için yetişkin ve yetkin bürokrat derleme ve hazırlama... örgüt ve üyelik niteliklerini geliştirme konularını sabırla ve ısrarla çözümleme... içerikli bir parti ve çalışma programını izleyememek...
Ülkemizin en köklü, deneyimli ve birikimli partisindeki yetersizliklerin, bilinç eksikliğinin ya da kişisel hırsların ürünü gelişmeler olduğuna inanmak, gerçekçi olamaz.
Eğer CHP bizi yanıltıcı bir sonuç göstermek isterse sevinir, mutlu oluruz.
Bunun için de, yukarıda söz edilen Parti program ve etkinliklerini gözönüne alan, politik geleceği bu doğrultuda belirleyen tasarlayan bir yola en kısa sürede girmelidir.
Böyle yapabildiğinde, yukarıda sayılan sorunlara çözüm üretme amaçlı tartışmalar yaşanabilecek, aynı zamanda nitelikli siyasetçi adayı, lider adayı, yerel yönetici adayı ortaya çıkarma, etkili örgütsel çalışma yol ve yöntemleri bulma arayışlarının da ölçütleri somutlanacaktır...
Bu işler için adam aranacaktır.
Oysa, CHP iktidar uygulamalarını eleştirme ve gündemiyle didişme yollarında enerjisini tüketmekte... Kendi gündeminden ve hedeflerinden kopmakta. En önemlisi de sınıfsal ve kesimsel dayanışma çabalarından uzak durmakta...
Doğal ve kaçınılmaz olarak, başkaca yol ve yön arayışları gündeme gelmekteyse de, koşullara bakılırsa, hem ülkedeki, hem de Parti içindeki bu olumsuz sürecin hızla durdurulması, yine de CHP'nin bir an önce kökenine ve özüne uygun bir politik yönelişi başarmasına bağlı görünmektedir...
Bu başarı, Cumhuriyete de can verecektir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder