16 NİSAN 2017 HALK OYLAMASININ ŞAİBESİ NEREDE? - Yeni Bin Yıl

Breaking

12 Mayıs 2017 Cuma

16 NİSAN 2017 HALK OYLAMASININ ŞAİBESİ NEREDE?

Öncelikle 16 Nisan halk oylamasının, neyi amaçladığına değinelim.

Devam eden BOP projesi çerçevesinde, ülkemizin varlıkları yok pahasına satılmış, eğitim, güvenlik ve yargı gibi devletimizin ana yapısını teşkil eden temel kurumları, işlevsiz hale getirilmiştir. Devletin laik yapısı ortadan kaldırılmış, iktidar başı, kendi ikrarı ile yasa tanımaz olduğunu ortaya koymuş ve uygulamıştır. Bu halk oylaması, yasadışına çıkmış iktidar mensupları, kendilerini koruyabilmek için, devlet yapısını değiştirip, devletin her kurumuna doğrudan hükmetme isteminden dolayı, yapılmıştır. Bunun sonucunda, kişi ve grup diktatörlüğü görünmektedir.

İşte 16 Nisan halk oylaması, Devletimizin Kurumsal Yapısının kişi ve grup diktatörlüğüne dönüştürülmesi oylamasıdır.

Bu oylamanın, şaibelerle dolu olduğu, herkesin malumudur.

Bu şaibelerin neler olduğunu ve nereden kaynaklandığını, bir mantık sistematiği içinde inceleyelim;

(A)           EVET”  OYU  KULLANAN  SEÇMEN  İNANCINDA;

Oylama sonucu yapılan araştırmalarda, “EVET” oyu kullanan seçmenlerin üçte biri, oylamanın adaletli yapılmadığını, ifade etmektedir.

(B)            İKTİDARIN  İNANDIRICILIĞINDA;

1-    “Atı alan Üsküdar’ı geçti.”

2-    “Seçim bitti, herkes sonucu kabul edip, işine baksın.”

Bunun birincisini CB’nı, diğerini de BB söylüyor. Söylemlerdeki vurgu, yüzlerdeki mimikler ve ifadedeki heyecana dikkat edildiğinde, söylediklerine kendilerinin bile inanmadığı görülmektedir. Özellikle baskı ve şiddetin hakim olduğu toplumlarda, “yalan veya aldatma” sık kullanılan bir araçtır. Yalan veya aldatan söz söyleyen kişilerin, yüz hatlarında ve davranışlarında, anlık, yapay, genellikle de inandırıcı olmayan görüntüler oluşur. Yukarıdaki konuşmalarda, bunlar, net bir şekilde görünmüştür.

(C)           YSK  UYGULAMALARINDA;

1- YSK, 2002 den bu yana, seçmen sayılarındaki dengesiz değişimi, halkı tatmin edici şekilde, açıklayamamıştır.

2-  YSK, partilere “ölü ve gaip” seçmen dosyalarını vermediğinden, seçimlerde, ölü veya gaip seçmen, kullanılıp kullanılmadığı konusundaki kuşkuların, önüne geçememiştir.(Mevcut iktidarın FETÖ ile birlikte çalıştığı süreçte, FETÖ’nün 12 Eylül 2010 referandum oylaması için, 1 Ağustos 2010 tarihinde “Mezardakilerin kaldırılıp oy kullandırılmaları lazım” şeklindeki talimatı akıllardadır.)

3-  YSK yasasının açık hükmüne rağmen, kendi kanununa aykırı çelişkili kararlar vererek, oylama sonucuna açıktan müdahale ederek, oylamanın sakatlanmasını sağlamıştır. Ayrıca, emri altındaki sandık kurullarına, açıktan iki ayrı SMS mesajı ile yasadışı talimat vermiş, on binlerce sandık memurunun suç işlemesine neden olmuştur.

Özellikle “HAYIR” oyu kullanan seçmenin aklında tatmin edici cevap bekleyen üç soru bulunmaktadır.

1-    “HAYIR” oyu kullanan seçmen bu sonucu hazmetmelimidir?

2-    Yukarıdaki bilgiler ışığında, bundan sonraki seçimlerin, eşitlik ve güvenlik içinde yapılmasının, garantisi ne olacaktır?

3-    Ülkemizdeki Suriyeliler vatandaşlığa geçirilip, sonraki seçimlerde oy kullandırılacak mıdır?

Sanırım bu soruların cevabını bulmak, öncelikle CHP’ye düşer. CHP içindeki karışıklığın asıl sebebi ise bu cevabı henüz net bir şekilde belirleyip açıklayamamaktan kaynaklanmaktır. Bu sorulara verilecek cevaba “HAYIR”cılar ile 4-5 seçenekli internet üzerinden yapılacak tek soruluk bir anket yardımcı olabilir.

Siyaset boşluğu kaldıramadığından iktidar bu fırsattan yararlanmış, yazılı ve görsel bütün medyayı (CNN önderliğinde, solcu geçinen birtakım sözde aydın liboşları da kullanarak) aşağıdakileri gerçekleştirmek üzere harekete geçirmiştir;

1-  CHP içini karıştırmak: CHP, normal şartlar altında halk oylamasından başarı ile çıkmış, ve iktidarı seçim yolsuzluğundan suçüstü yakalanmıştır. Bu durumda CHP, bütün enerji ve motivasyonunu yukarıdaki problemlerin çözümlemesine vermesi gereken bir zaman ve ortamda, Deniz Baykal, Fikri Sağlar, Muharrem İnce ve Selin Sayek Böke’in açıklama ve davranışları, bilerek veya bilmeyerek partiye aynı ölçüde önemli, zarar vermiştir  ve vermektedir.

2-  İtibarsızlaştırma: Gerçekte en az %50 olan “HAYIR” oylarının lokomotifi olan CHP’nin, kendi oy yüzdesini ön plana çıkartılarak, önderliği itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır.

3- Sonucun kabullenilmesi: Halk oylaması sonucunun, “HAYIR” oyu kullanan seçmenler tarafından,  kabul edilmesini sağlayacak, algılar oluşturmak. 11-05-2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Bottom Ad

Responsive Ads Here

Sayfalar