Bugün, görüştüler de, "uzlaştık." dediler ya...
Bahçeli'yle Başbakan.
Cumhurbaşkanlığı görünümlü "Başkanlık" getireceklermiş.
Bu "uzlaşma" sürecinin başından beri çok kişi, "Milliyetçi/ülkücü Bahçeli nasıl olur da ihanet eder."liği üstüne şaşkınlıklarını sergilemekteler.
Oysa yanılmaktalar. Çünkü yanlış umutlar taşımaktalar.
Sanki önceleri gerçekten yurdunu, ulusunu, Cumhuriyetini seven bir kesimmiş de bunlar, bugün şaşırtıcı bir döneklik sergiliyorlarmış gibi bir algı taşıdıkları anlaşılmakta...
Oysa, öyle değil gerçekler.
Çokça söylendi, yazıldı.
Işıklarda uyusun, Uğur Mumcu'nun kaleminde tüy bitti.
"Emperyalizmin kucağında milliyetçilik olmaz. Bu kandırmacayla, ulusumuzun aynı sorunları yaşayan sınıf ve kesimlerinin çocuklarını birbirlerine kırdırmaktalar. İki tarafa da silahları aynı şirket vermekte. gençliğimiz tuzağa düşürülmekte. " diye bangır bangır bağırdı.
PKK'nin de aynı yolun yolcusu olduğunu açığa çıkarmıştı ki, susturuldu alçakça...
Bizler de bu yönde çevremizdekileri uyarmak için diller döktük yıllarca.
Koca kuşaklar, 68'liler, yetmedi 78'liler bu yolda harcandı.
Uğruna darbeler yedik 12 Mart'ı, 12 Eylül'üyle...
Duyuramadık sesimizi...
Anlatamadık derdimizi...
"Gomonistler Moskovaya" dendi de başka bir şey denmedi...
Şimdi, o yılların ülkücü-dinci çevrelerin öncüsü, sözcüsü, tetikçisi olan kimileri kendileri itiraf eder oldular. Olan biteni tek tek anlatıyorlar.
Yine anlaşılmazsa, anlatmaktan geri durmayız, ama artık bizim de bir sınırımız var değil mi?
Bakın Soner Yalçın, Sözcü Gazetesindeki köşesinde 25 Kasım 2016 Günlü yazısında aktarıverdi. İnanmayan asıl kaynaklara baksın.
Da artık anlasın herkes kimin ne olduğunu, kimin ne yaptığını, kimin neden yaptığını, kimin kim için yaptığını...
"CIA faaliyetleri
Peki… Emperyalistler bacadan nasıl girdi?
Yollardan biri CIA destekli ideolojik yayınlardı:
1) Said Nursi'nin talebesi ve avukatı Bekir Berk, “Hakkın Zaferi İçin” adlı kitabında, yayınladıkları Komünizme Karşı Mücadele dergisini Amerikan hükümetinin katkılarıyla çıkardıklarını itiraf eder!
2) 1944'te “Irkçılık ve Turancılık Davası”ndan yargılanan Nejdet Sancar, “Türkçülük Üzerine Makaleler” adlı kitabında “kültürel etkilemeyi” şöyle anlatır:
“Amerikalılar, komünizm ile mücadele yapacak bir kuruluş meydana getirmişler ve Moskof düşmanı Türk dünyasının mensuplarına yer ve vazife vermişlerdir. Üç ayda bir Türkçe çıkan ‘Dergi' de çok faydalı yayınlar arasında idi.”
3) Türk Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı başkanlığı ve MHP milletvekilliği yapan Nevzat Köseoğlu, “Hatıralar Yahut Bir Vatan Kurtarma Hikayesi” adlı kitabında, “Amerika'nın desteğiyle çıkan dergiyi takip ediyordum” diye yazar.
4) Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği kurucusu Zübeyr Yetik, “Geçmişten Notlar” kitabında ABD ile ilişkilerini saklamaz:
“Yönetim kurulu toplantılarının birinde mali kaynak bulma konusu tartışılırken, arkadaşlardan (MHP'li Burhanettin Semerkantlı), Amerikan Konsolosluğu ile görüşülmesini önerdi. Bu öneri kabul gördü ve neler talep edileceği konusuna geçildi. (…) Bizimkiler Amerikan konsolosluğu ile görüşmüşler, taleplerimizi iletmişler. Konsolostakiler, ‘Bunların sözü mü olur' dercesine matbaa makinesi, ses cihazları ve daha bilmem neler vereceklerini söylemişler…”
Hani bugün FETÖ diyorsunuz ya!
Hani bugün “üst akıl” diyorsunuz ya!
Ertuğrul Meşe'nin yeni çıkan “Komünizmle Mücadele Dernekleri” adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim. Emperyalizmin bacadan girmek için kimleri nasıl kullandığını yazıyor…"
Acaba, "Bahçeli neden böyle yapıyor?" konusu biraz olsun aydınlanıyor mu artık...?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder