YANGIN VAAAARRR! - Yeni Bin Yıl

Breaking

29 Kasım 2016 Salı

YANGIN VAAAARRR!

Adana-Aladağ'da kız öğrenci yurdu.
Yangın çıkmış, şu ana dek 12 ölü, 22 yaralı...

Kız öğrenciler, ortaokul düzeyindeymişler.
12-15 yaş arası yani.
Çocuklar...
Çocuklarımız...
Kulak veriyor musunuz?
Çığlıklarını duyuyor musunuz?
Yanık kokusu geliyor mu burnunuza?
Bayıltıyor mu sizi?

Milli Eğitim Bakanlığı ve Kredi Yurtlar Kurumu'nun ortaokul düzeyine yönelik yurtları ya yok, ya da yeterli değil.
Varsa da, Aladağ gibi küçük ilçelere varacak kadar yaygın değil.

Özel öğrenci yurdu olduğu, medya haberlerinden anlaşılmakta...

Bu gibi yerlerde, kamusal hizmet yetersizliği nedeniyle boşluğu tarikatların doldurduğu herkesçe bilinmekte...

Bu yurtların, genellikle de imam-hatip okullarına kayıtlı öğrenciler için yaptırıldığı, büyük çoğunluğunun çeşitli  tarikatların olduğu da bilinmekte...

Bu yurtların, devletin çaresiz bıraktığı yoksul halkın çocuklarını devşirme amaçlı kullanılmakta olduğu da bilinmekte...

Ne demeli şimdi?

Desek ki;

"Ey halkım, çocuklarımız en değerli varlıklarımızdır. Canımızdır. Onları korumak ve insanca yetiştirmek boynumuzun borcudur.
Bu kahrolası düzen, onun oylarımızla seçtiğimiz iktidarları, bize ve çocuklarımıza yeterince değer vermiyor. Bizleri adam yerine koymuyor...
Yaşam boyu didinip çalışsak da, ne çocuklarımızı ne de kendimizi insanca koşullarda yetiştirip yaşatma olanağı bulamıyoruz.
Çünkü biz sömürülüyor ve yoksul bırakılıyoruz.

Bizim devletimizin olanakları da bizden esirgenmekte. Yakınlara yandaşlara peşkeş çekilmekte...
Söz gelimi, Diyanet İşleri Başkanlığına onlarca bakanlığın bütçesinden daha çoğu verilmekte...
İktidar sahiplerinin çocukları daha yirmisine varmadan gemi filoları kurabiliyor, tatlandırıcı ithalatının tekeli olabiliyor, Türkiye'nin en büyük altın kuyumcusu yapılıyor...

Üstelik, bu alçakların koruduğu pek çok kan emici varsıl, vergi de vermeyebiliyor. Üstüne üstlük, iki de bir vergi borçları siliniveriyor.
Bizim çocuklarımız için sağlıklı, güvenlikli okul ve yurt yapmak gerekince sözde olanak bulunamıyor...

O zaman da, maliyet düşürmek için onca olanak tanıdıkları özel girişimciler ya da göz yumup destekledikleri tarikatlar, sağlığı, güvenliği umursamayabiliyorlar...

İşte bu nedenlerle, başta sağlık, eğitim, yurt vb. hizmetler kamu eliyle ve eğitimli insanlarca verilmelidir.

Ömür boyu bağırıp çağırıp durduk. Yürüyüşler, mitingler yaptık. Hatta, bunları istiyoruz diye tutuklandık. İşkenceler gördük. Hapislerde çürütüldük. 
Duymadınız sesimizi...
Yine de duymayacak mısınız?
Siz nesiniz, ne...?"

Anlarlar mı acep?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Bottom Ad

Responsive Ads Here

Sayfalar