“Gençler gruplar halinde, yetişkinler ikişer ikişer, ihtiyarlar ise teker teker yürürler.”
İsveç Atasözü
Yaşlıların nasıl yürüdüklerine dikkat ettiniz mi? Ya da asla yaşlanmayacaklarını sanan gençler gibi, onları engel olarak görüp hızla yanlarından geçip gittiniz mi?
Yaşlılar düşme endişesi yaşadıkları için ve hareketlerde yavaşlama nedeniyle ağır, küçük, hatta titrek adımlarla yürürler.
Yaşlandıkça vücudun temel işlevlerinde azalma ve kayıplar olur. Kas iskelet sistemi,görme, işitme ve tat alma duyularında fonksiyonel kayıplar yaşarlar. Yani çok arzu etselerde dimdik ve hızlı yürüyemezler.
Atasözü, bana hergün karşılaştığım sokağımızda yaşayan yaşlı beyfendiyi anımsattı, sürekli dışarıda yürürken görüyorum. Hava koşulları ne olursa olsun sokakta hep yalnız olması dikkatimi çekti, belli ki hayat arkadaşını kaybetmiş. Bayramlarda dahi kimseyi görmedim yanında. Evinin önündeki bankta yalnız oturuyordu.
Önceleri; köpeğimi dolaştırırken parkta görürdüm, kitap ya da gazete okuyor olurdu. Yanından geçerken köpeği sever "elinize sağlık" der kitabını okumaya devam ederdi. Kısa sohbetimiz de emekli öğretmen olduğunu, köy enstitüsünde okuduğunu, kırk yıl çalıştığını söylemişti. Her zaman takım elbise giyip kravat takıyor. Okula gider gibi. Artık parkta görmüyorum, sanırım karşıdan karşıya geçmekte zorlanıyor, ağır aksak adımlarıyla, kaldırımda yürüyor bir aşağı bir yukarı.
Yaşlanma kademeli ve yavaş ilerleyen kayıplar toplamıdır. Kayıplar yalnızca bedensel değil, yakın çevrede de yaşanır. Önce çocuklar, sonra arkadaşlar, eş çeşitli nedenlerle çekip giderler ve yalnızlık gelir evimize yaşamımıza. Kaçınılmaz sona yaklaşıldığında,günlük yaşam aktivitelerimizi yerine yetiremediğimiz de nasıl bir yaşam bizi bekliyor.
HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder