Önceki iki gün Eskişehir'deydik. "İlk EĞİTİM-İŞ'liler Buluşması"nın bu yılki aşaması nedeniyle...
Programı düzenleyen İlk Eğitim-İş Eskişehir şube başkanları Faik Dikmen'le İbrahim Gerede öncülüğündeki İlk Eğitim-İş yönetici ve üyesi arkadaşlar öylesine güzel ağırladılar ki bizi, ayrıntılara girsem gelemeyen arkadaşları çatlatırım diye geçeyim en iyisi...
Ama Eskişehir'in çağdaşlıkla donatılmış kentsel, kültürel ve sanatsal güzelliklerini gezip görmek başlı başına bir doyumsuz sunuydu bizim için...
Özellikle de Mumya Heykeller Müzesi başta olmak üzere, onarılmış Odunpazarı Evleri, onlarca müze, tertemiz Porsuk Çayı ve Pırıl pırıl suyu ve incecik kumuyla yapay plajı görünce, "Tozlu bozkırın cennet bahçesine dönüştürülmesi olanaklıymış akıl, bilim, kültür ve sanatla." diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz...
Programın bir bölümü de Eskişehir'in çağdaş bir kente dönüşmesini sağlayan, Eskişehirlileri temiz, düzenli ve betonla boğmayan bir kentte yaşama olanaklarına kavuşturan belediye başkanlarını ziyarete ayrılmıştı.
İlkin Tepebaşı Belediye Başkanıyla görüştük. Çok güzel etkinlikler gerçekleştirmişler. Çok yararlı projeleri yaşama geçirmişler...
Ziyaretin en ilginci Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Yılmaz Büyükerşen'le olanıydı.
Değerli bir eğitim, bilim, kültür ve sanat insanının, istediğin de, çok daha değerli bir kamuyöneticisi, hem de toplumsal yaşam düzenleyicisi olabileceğini yapıp ettiklerini görünce anlıyorsunuz...
Üstelik ziyaretimiz sırasında, bize o yapıp ettiklerini anlatıp da, "bakın neler yaptım"ı anlatma gereğini bile duymayacak kadar incelik simgesi olduğunu da...
Ama, bir fırsat eğitimcisi yetkinliğiyle, önemli bir ders vermeyi de ihmal etmedi sayın Büyükerşen.
İktidarın, "Bütün Şehir Yasası" ile iktidarın nasıl bir demokrasi dışı yerel yönetim yapısı ve işleyişi oluşturduğunu, sakıncalarını, yol açtığı ve açabileceği sorunları anlatıverdi kısa sürede.
O arada, sizin de sorularınız varsa yanıtlamak isterim deme inceliğini göstermez mi? Hemen, o her yerde herkesçe konuşula duran soru soruluverdi: "Önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde de olsun istediydik ama başka türlü gerçekleşti. şimdi önümüzdeki dönem için, 'Büyük Halk oylaması birlikteliği"ni koruyup genişletecek bir toparlayıcılık gereksinimi duyulduğundan, çok kişinin aklına hemen siz gelmektesiniz. Cumhurbaşkanlığı Adaylığı konusunda ne düşünürsünüz?"
Yanıt birçoğu için yine şaşırtıcı bir incelik ve sorumluluk yüklü: "Ben, bugüne dek hiç bir göreve talip olmadım. ya önerildi ya da görev verildi. Ben de elimden geldiğince yaptım. Yine bir görev verildiğinde de kaçınmam, elimden geldiğince yaparım."
Belki, her yıl olduğu gibi bu yıl da Eskişehir'de buluşup kucaklaşıp özlem gidermenin ve çağdaş bir kenti gözlemleyip tanımanın keyfine tavan yaptıran yanı, alınan bu yanıttı hepimiz için...
Dostlar da bilsin istedim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder