Devlet Bahçeli, yurttaşların, o arada ülkücülerin, devlet duyarlılığını istismar ederek, bu akıl almaz, açıklanamaz tavrının gerekçesi olarak, sıkça "devletin bekası için"i öne sürüyor.
İster istemez, şu soruları sormak kaçınılmaz oluyor:
80 milyonun yazgısını bir "TEK ADAM"ın insafına terk etmenin nesi "devletin bekâsı" oluyor bana anlatır mısınız?
Koca Osmanlı tek padişahın insafına bağlılıktan geri kalıp çökmedi mi?
Bu yurdu kurtaran, Cumhuriyeti kuran Koca Türk Ulusunun temsilcilerinden oluşan TBMM'nin yetkilerini sınırlayıp "TEK ADAM"ın canı istediğinde dağıtabileceği şamar oğlanına dönüştürmenin "devlet bekâsı"nı korumakla ne ilgisi olabilir?
İnsanlığın bulabildiği en değerli, gelişme ve uygarlaşma yolu yöntemi, "ORTAK AKIL"la karar almak, birlik ve dayanışmayı sağlamaktır...
Demokrasi denilen şey, bir bakıma çok başlılıktır, ki ne kadar baş katılırsa kararlara ve uygulamalara, sonuç o kadar güvenilir, gerçeğe ve ortak ihtiyaca uygun olabilir.
İnsanlığın binlerce yıllık tarihsel birikiminin yarattığı böylesi bir
barış içinde ve ortak yaşama yöntemi olan ve en gelişkin uygarlığı temsil eden ulusların yaşam biçimi olan demokrasiyi ortadan kaldırmak, yerine sıkça kandırılabilen, kullanılabilen bir kişinin iradesini koymak ne akla hizmettir kardeşim?
Birazcık düşünülse anlaşılamaz bir şey midir bize dayatılan diktatörlük...?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder