DELİ DUMRUL GELİYOOR - Yeni Bin Yıl

Breaking

29 Aralık 2016 Perşembe

DELİ DUMRUL GELİYOOR

"Anayasa değişikliği teklifinin getirmek istediği yeni yapının, kuşkusuz en önemli boyutunu, TBMM'nin yapısı, işleyişi ve yetkilerini değiştirerek, iktidar partisi ve Cumhurbaşkanına bağımlı duruma getiren düzenleme önerisi ile, yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin kullanımının da Cumhurbaşkanının kişisel tercihlerine bırakılıyor olmasıdır.

Böyle bir örnek demokratik hiçbir dünya ülkesinde yoktur.

Çünkü;


1. Cumhurbaşkanı, yasa yerine geçebilecek ve varolan yasaları değiştirebilecek kararnameler çıkarabilecektir.

2. Genel başkanlığını ve ilişkisini sürdürdüğü iktidar partisinin milletvekili adaylarını belirleyebilecek, böylece yasamanın kendisine bağımlılığını sağlayabilecektir.

3. Yargının düzenleyici ve denetleyici üst kurulu olan(Hakim ve savcıları atayan, disiplin işlemlerini yürüten, görevden çıkarabilen...) hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin 12 üyesinden 6'sını doğrudan atayabilecek, kalan 5 üyeyi de kendisinin biçimlendirdiği TBMM seçecek, başkanlığını da kendi atadığı Adalet bakanı yapabilecek.

Bu koşullarda, yasama, yürütme ve yargı erklerinin ayrılığı söz konusu olamayacak...

Tüm güç Cumhurbaşkanında toplanacak, bir "kuvvetler birliği" oluşturulacak...

Bu durumda, iktidar çevrelerince kamuoyuna doğru açıklama yapılmamakta, "sistem değişikliği" denilerek, aslında açıkça "rejim değişikliği" yapılmakta istenmektedir...

Bunun adı da aslında, Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetini yıkmaktır...

Yerine de, kimsenin hak, özgürlük ve yaşam güvencesinin bile kalmayacağı, bir tür "TİRANLIK" getirilmektedir.

Elbette bununla kalınmıyor...

Bir önemli boyutu var ki, bu yeni "CB" yürütme yetkisi çerçevesinde, Türkiye'nin merkezi ve yerel yönetim yapısını, istediği zaman, hiçbir gerekçe göstermeksizin değiştirebilecek.

Söz gelimi; "Türkiye'yi 26 Bölge Yönetimine böldüm. Her bölgenin illerinden birini Bölge Başkenti yaptım. Örneğin, bunlardan birisine de 'Kürdistan Bölgesel Yönetimi' adını verdim. Başkentini de Diyarbakır yaptım.

Falan ili ilçe, filan ilçeyi il yaptım.

Belediye başkanlıklarını kaldırıyorum. Her ili ve ilçeyi seçimle işbaşına gelen vali ve kaymakamlar yönetecek.

Bakanlıkları değiştiriyorum. Şunu kaldırdım. Bunu ekledim. Bürokrasinin her basamağına şunları atadım." diyebilecek.

Üstelik kendisinin çıkaracağı bir kararname ile...

Kimsenin de onayını almadan...

Bu yetkiler, herhangi bir Osmanlı padişahında bile var mıydı?

Şimdi birisi çıkıp "NE BAŞKANI? başımıza DELİ DUMRUL GELİYOOOR." dese, haksız mı olur?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Bottom Ad

Responsive Ads Here

Sayfalar