Ülkemizdeki güvenlik güçlerimizin her gün şehit olması, masum vatandaşların zarar görmesi, TSK’ya kumpas kurularak sakatlanması(Personelini içeri atıp, yıllarca hapis yatırıp, sonradan da pardon yanlış oldu denmesi), Eğitim, Yargı ve Güvenliğin genel olarak sakatlanması, Türkiye ve Suriye topraklarından karşılıklı toplu ve füzeli saldırılar, halkımızın ölümlü ve hasarlı zarar görmesi, başta Ankara, İstanbul olmak üzere illerimizde canlı ve tuzak bombaların birçok insanımızı öldürmesi ve sakat bırakması, birçok ilimizde normal yaşamın ortadan kalkması ve bunun hala devam ediyor olması, bunların
en VAHİM olanı
Cumhurbaşkanının AYM kararları için, tanımıyorum ve uymuyorum demesi ve bunu uyguluyor olması, mevcut anayasal sistemin, iktidar tarafından fiili durum yaratılarak ortadan kaldırılması, yaygın olarak dinin siyasetin ve ticaretin içine sokularak, devletin Laiklik yapısının alt yapıda darmadağın edilmesi, artık devletin üst yapısının da bu duruma göre düzenlenerek anayasaya yazılması gerektiğinin TBMM Başkanı ve ayrıca Başbakan tarafından( bk. 02 Haziran 2016 Perşembe Haber Türk, “Binali Yıldırım: Anayasa ne söylerse söylesin, cumhurbaşkanı fiili olarak sorumludur”) yaratılan fiili durumun aleni olarak ilan edilmesi, devlet idaresinde de apaçık uygulanıyor olması,…v.b .
İşte yukarıda başlıklar şeklinde ifade ettiğim sonuçların kaynağı PROBLEM’in ta kendisidir.
Problemi anlamanın, problemi çözmenin yarısı olduğu bilinen bir gerçektir. Eğer problem anlaşılmamışsa veya yanlış anlaşılmışsa doğru çözüm üretme şansınız yoktur. O halde problem nedir, sorusunun cevabını doğru vermek, bu konuda sorumlulukları olan kişi ve kurumlar nezdinde, hayati önem taşımaktadır.
Problem;
(BOP Konsorsiyumu(ABD,AB ve İsrail) ile TE Ekibi arasında “Parçaları Irak, Türkiye, Suriye ve İran’da olan FEDERATİF KÜRDİSTAN CUMHURİYETİ’nin kurulması sürecinde, iktidar yapılacak TE Ekibinin iktidarda olduğu süre içinde, Konsorsiyum’un her talebini itirazsız yerine getirmesi karşılığında,
Konsorsiyum’un da; TE Ekibinin iktidara getirilmesi, süresiz iktidarda kalmasını sağlaması ve ülkedeki Atatürk Cumhuriyetinin kurumları ve felsefesiyle, yeni kurulacak ılımlı bir Türkiye İslam Cumhuriyetine dönüştürülmesi için sınırsız katkı vermesi” şeklinde bir antlaşma olduğu kamuoyunun açık malumudur(bk.Gazeteyenibinyil.com, “Laiklik Neden Kaldırılmalıdır” başlıklı yazım ve 2002’den beri TE iktidarının söz konusu antlaşmaya uygun uygulamaları ).
Projenin TÜRKİYE KÜRDİSTAN’ının kurulması modülü, 3 aşamada gerçekleştirilecektir.
1.AŞAMA(1980-2002): Alt yapının(ekonomik, sosyal, siyasal, diğer gerekli araçlar) hazırlanması.
2.AŞAMA(2002-2018):
TE Ekibinin iktidara getirilmesi
Eşzamanlı olarak; Büyük ölçüde yasa dışına çıkılarak,
Ø Mevcut rejim sakatlanıp, işlevsiz kılınarak, yerine ılımlı yeni bir TÜRKİYE İSLAM CUMHURİYETİNİN kurulması.
Ø Özerk veya Bağımsız TÜRKİYE KÜRDİSTAN’ının kurulması.
3.AŞAMA(2018-2020):Uluslar arası camiada Irak, Suriye ve Türkiye Bağımsız KÜRT Cumhuriyetlerinin tanınmasının sağlanması ve aralarında FEDERATİF KÜRDİSTAN CUMHURİYETİ’nin kurulması alt yapısının tamamlanması.
4.AŞAMA(2020-2030):Bağımsız Irak, Suriye ve Türkiye Bağımsız KÜRT Cumhuriyetlerinin desteğiyle Bağımsız İran KÜRDİSTAN’ının kurulup, FEDERATİF KÜRDİSTAN CUMHURİYETİ’ne bağlanması.)
Çözüm;
İktidarın 15 yıldan beri sürekli yasadışı uygulamaları ve buna karşı hiçbir yaptırımın uygulanamaması, muhalefeti haklı zeminde durmasını sağlamaktadır. Muhalefetin iktidarı yasal zemine çekmekte geç kalınması durumunda, haklı zemininde olunmasının bir anlamı olmayacağı gibi, bir süre sonra iş işten geçmiş olacaktır.
Ülkemiz şu anda kendi celladından(Konsorsiyum ve AKP’nin iç karışıklığı) yardım bekleyen kişi durumundadır.
Yasadışılığın cezai yaptırımı yoksa, yasal engelleme yollarının olmadığı apaçıktır.
&&& Sizce Muhalefet Bunu Anladı mı? &&&
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder