Sosyal medyada paylaşılan haber doğruysa, birisi, hem de devletin tepesine hangi güçlerce konduruldukları tartışılır olanların bilmem nesiyse, okur-yazarlığı bile tartışmalıyken, bir büyük "laf" etmiş.
Demişki; "TÜRKİYE'NİN 90 YILLIK ENKAZINI KALDIRDIK."
Ortada bir "enkaz" olduğu açık...
"90 yılın enkazı" dediği de, Ulusal Kurtuluş ve Kuruluş Dönemini de kapsadığı anlaşılan, kendilerinden önceki dönemlerde yapılan her şey oluyor besbelli...
Anlaşılıyor ki, bu "saçı uzun aklı kısa" bile diyemediğim, desem çok yakışacağı herkesçe bilinen birisi, "Türkiye Cumhuriyeti, kendisinden önceki, anlı, şanlı, mamur, müreffeh, sanayileşmiş, bilgi ve teknoloji ile donanmış, eğitimli, kültürlü, bilinçli, sanatsever halkı mutlu bir Osmanlı döneminin üstüne çöktü, yakıp yıktı, enkaza dönüştürdü..."
Oysa, en azından 1950'li yıllara dek tam bağımsız, ulusal egemenliğe dayanan, aydınlanma devrimleriyle özgürleşme sürecine girmiş, bilimsel bilgi ve teknolojiyle tanışmaya başlamış, tüm komşularıyla barış, dostluk ve dayanışma bağları kurmuş, dünyanın hayranlık duyduğu, milliyetçi, cumhuriyetçi, halkçı, devrimci, devletçi, laik... bir genç cumhuriyet vardır...
Hem sözde "ecdat" Osmanlı borçlarını ödemekte, hem de başladığı ulusalcı, kamucu, planlı ekonomik kalkınma süreciyle temel gereksinimleri üreten fabrikaları kurmakta, hem eğitim, sağlık, vb. temel hizmetleri parasız sunmakta, hem de demokrasinin alt yapısını oluşturmakta...
1950'lerden başlayarak, dinci-gerici-işbirlikçi ve hatta "kökü dışarda" iktidarların, emperyalist destek ve ayartmalarla cumhuriyetin iktidarını ele geçirmeleri, özgürleşme, eşitlenme, aydınlanma, çağdaşlaşma sürecini önce frenlemiş, sonra da insan gereksinimine ve onuruna yakışır yapılan ne varsa onların yıkımına yönelmiştir...
Bu yeni aşama, bağımlı, borçlu, geri kalma tuzağına ve gericilik/bağnazlık batağına saplanmış, hem komşularıyla, hem neredeyse tüm dünya ile kavgalı; talanın, yağmanın, rüşvetin, yolsuzluğun, arsızlığın, utanmazlığın, kan dökücülüğün, işkenceciliğin, din sömürücülüğünün... doruklara tırmandığı bir aşamadır.
Tam da "90 yıllık enkaz.."dan söz edenlerin döneminde üstüne bir de tüy dikilen aşamadır...
Şimdi az çok aklı, bilgisi, bilinci ve vicdanı olan her yurttaşa sormak gerekmez mi; "90 Yıllık enkaz mı kaldırıldı, yoksa 90 yılın üstüne enkaz mı çöktü...?"
Eyyyy vicdan, ses ver, ses...!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder