Uluslararası Çocuk Günü,1925 yılında Cenevre’de yapılan, “Çocukların Refahı İçin Dünya Konferansı” ndan sonra , 54 ülke katılımıyla gerçekleşen Konferans’ta Çocukların Korunmasına Dair Cenevre Bildirgesi kabul edilmiştir.
ÇOCUKLARDA ORTAK DUYGULARIN OLUŞMASINI, ULUSLARIN BARIŞ İÇİNDE YAŞAMA ÖZLEMLERİNİN PEKİŞMESİNİ AMAÇLAR.
Bu çocuklar ki, bizim çocuklarımız, hepimizin çocukları, tüm dünya çocukları ne kadar da benzeşiyorlar birbirlerine; ne kadar da temizler: ne kadar yalın, ne kadar da iletkenler .Gökyüzünde yıldızlar gibi parlak, yeryüzünde toprak gibi içten ve üretken, su gibi kutsal ve güneş gibi aydınlık ve sıcaktılar . Gözleri yeşildi, maviydi , siyah ve de kahverengiydi. Ama hepsi ayrıydı ve de aynıydı. Görenler de vardı görmeyenler de. Anne diyenler, baba diyenler de vardı. Diyemeyenler de.
Kimileri sarayda, kimileri sokaktaydı.
Bu çocuklar ki, kavgayı çıkarmayı, vurmayı , kırmayı, çalmayı-çırpmayı, ezmeyi ve can acıtmayı bilmezlerdi.
Çocukların temizliğini, saflığını bilenler çocuklara; can acıtmayı , kavga çıkarmayı, çalmayı, vurmayı, sömürmeyi , yalanı ve dolanı öğrettiler. Önce bozdular, daha sonra eğitmeye kalktılar. Ve üstüne üstelik bütçelerden en çok pay ayırmakla da övündüler, Eğitimi düzeltmeye kalktılar, yine bozdular. Bozuk sistemlerden bozuk sistem ürettiler . Bozmaktan fayda sağladılar, bozulanı bir daha bozmaktan da. fayda sağladılar.
Ellerine çekmediler, çocuklardan. Dilenci yaptılar, acımasızca çalıştırıldılar, sömürüldüler iliklerine kadar.
Onlar ki çocukça oynamak , çocukça gülmek istiyorlardı. Çocuk gibi çocukluk yapmak , bir çiçek gibi renklenmek, bir gül gibi koklanmak istiyorlardı. Bir rüya istiyorlardı , yaşanmamış bir bayram sabahını yaşamak istiyorlardı. Ve de uçmak “maviliklere”, bir de denizde yüzmek , yüzerken göz yaşlarını denize akıtmak istiyorlardı.
Onlar ki; barıştan ,özgürlükten, adaletten, doğal taleplerden ve paylaşmaktan; sevilmekten, sevmekten bir de hak ve hukuktan yanaydılar.
BU ÇOCUKLAR Kİ, BARIŞ İÇİNDE, ÖZGÜR YAŞAYAN BİR DÜNYA İSTİYORLAR.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder