ADALET KURULTAYINA BAKINCA... - Yeni Bin Yıl

Breaking

30 Ağustos 2017 Çarşamba

ADALET KURULTAYINA BAKINCA...

CHP, çok değerli bir adım attı.

Uzun yıllardır, sorunları aynı olsa da, çözümleri oldukça farklı olan, ancak yan yana gelemeyen, getirilemeyen, getirilmesi istenmeyen, gelmeleri engellenen kesimleri, "Adalet Yürüyüşü"nde olduğu gibi, yine bir yerde ve bir amaç için bir araya getirebildi...

Bu çok değerli bir adımdı.

Yaklaşık 1950'li yıllardan bu yana ne zaman, bir kesim eşitlikçi, özgürlükçü, adalet ve adil paylaşımcı istemlerle ortaya çıksa, bunlara en çok gereksinimi olan toplumsal sınıf ve kesimlerin farklı kümeleri, bu istemler için birlik ve dayanışma içine giremediler bir türlü.

Neden?

Çünkü, din, iman, etnik köken, sözde ideoloji ya da başka bir çok gerekçe kullanılarak birbirlerine düşürülüp çarpıştırıldılar. Vuruşturuldular. Boğazlaştırıldılar.

Bu uğurda her tür "ajanprovokatörlük" yöntemleri kullanıldı. Örnekleri yakın geçmişte ortaya saçıldı. Bugün de işbaşında olduklarını açıkça ortaya koyan pek çok belirti gözlenmekte...

İşte, bu hasımlaştırılmış, hattâ düşmanlaştırılmış kesimlerin aynı yerde, aynı amaç uğruna buluşabilmeleri, aynı çatı altında yan yana görüşme, konuşma ve tartışmalara katılmaları bile Türkiye'nin siyasal yaşamı için olağanüstü bir aşamayı gündeme taşımıştır.

Bir bakıma, toplumsal, sınıfsal, kesimsel temellerden yoksun, yapay ve soyut hamasetler ekseninde örgütlendirilmiş siyasal partiler ve siyasal yaşam artık alanı terketmeye zorlanmaktadır.

Daha gerçekçi toplumsal temellere dayanan bir siyasal yaşam oluşturma gereksinimi uç vermeye başlamaktadır denilebilir.

Bilim ve demokrasi gereksinimi duyanların, kendi sınıf ve kesimlerinin değerlerini, özlemlerini, programlarını, çözümlerini seslendirebilmeleri gerçekçi bir siyasal kültür özleminin de yansımaları sayılmalıdır.

Etkinliğin sonuç bildirgesi, durumun ağır yaşam koşullarını doğru sergileyen, ancak tipik "liberal sol demokrat" denilebilecek çözümler sıralayan bir içerikle ortaya çıksa da, olumlu karşılanabilir. Fazlasının bu tür birlikteliklerden çıkmayacağı gerçeği de görülmelidir.

AKP İktidarının dinci-gerici-işbirlikçi yapısından kaynaklanan, giderek, hızla ağır bir faşist diktatörlüğe koşan uygulamalarından birlikte kurtuluş gereksinimini ortaya koyması, etkinliğin çok yararlı bir yönelişe başlangıç oluşturduğunu düşündürmelidir.

Bu yöneliş desteklenmeli, kitleselleşmesine, örgütlenerek etkinleşmesine katkı verilmelidir.

İktidardan daha keskin saldırılarda bulunanlar da tavırlarını buna göre yeniden gözden geçirmeli, birlik ve dayanışma bozucu, saptırıcı "kışkırtıcıajanlık" görünümünden kurtulmalıdırlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Bottom Ad

Responsive Ads Here

Sayfalar