Anayasa oylamasında "HAYIR" diyeceklere,"15 Temmuzda bomba yağdıranlar, bugünün hayırcıları..." diyor herif...
Bu durumda "HAYIR" diyeceğime göre, ben de "15 Temmuz Bombacısı" oluyorum...
Bir bakıma "terörist"...
Yani "FETÖ"cü...
Şimdi desem ki; 25 yıllık öğretmenlik döneminde, eline kalem silgiden başka bir şey almamış, öncesinde de babasının tarlasında tırpan biçmek, orak sallamaktan başka iş tutmamış bir emekli emekçiyim.
Sosyal Bilgiler Öğretmeni olduğumdan, meslek yaşantım boyunca, tarih, coğrafya, yurttaşlık bilgisi konularını anlattım.
Özellikle, Ulusal Kurtuluş Savaşımızı, Cumhuriyet Devrimlerini anlatırken, zaman zaman gözlerimin dolduğu olur, öğrencilerim de benimle ağlardı.
Saygıyla, hayranlıkla, coşkuyla dolardık her seferinde, bu eşsiz dönemin öncüleri, önderleri ve kahramanlarından söz ederken.
Çünkü o arada, bağımsızlığın, ulusal egemenliğin, eşitlik, özgürlük, aydınlanma ve demokrasinin de yaşamımız için ne anlam taşıdığını duyumsardık.
Yurdumuzun doğal yapısını, yer altı ve üstü kaynaklarını, olanaklarını anlatırken de çok mutlu olurduk.
Bir dünya cennetinde yaşadığımızı anlar, yurdumuz olmasından gurur duyardık birlikte. Ve inanırdık ki, bu yurtta yaşadıkça namerde muhtaç olunmaz, karnı tok, başı dik yaşayabileceğimize inanırdık. Hem de sonsuza dek...
Sonrasında da, herkesin eşit hak ve özgürlüklerinin olduğu, yurttaşlık bilinciyle kararlarına katılabildiği, bir yönetim düzeninde yaşamanın özlemini biriktirir; çok daha özgür ve demokratik bir Türkiye Cumhuriyeti oluşturmanın çabasına katılacağımız kararlılığını ve sorumluluğunu yerleştirirdik bilincimize.
Bu arada, öğrenciliğimizden başlayıp günümüze dek, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının temellerini attığı ve çağdaşlık yoluna soktuğu Türkiye Cumhuriyetini, daha demokratik, eşitlikçi ve toplumcu bir düzene ilerletmek için ömrümüzü vermişiz. Uğruna az çok bedeller ödemişiz.
Üstelik, bize şimdi kalkmış "terörist/bombacı" diyenlerle, Amerikan uşaklığına soyunup 6. Filo bekçiliği yapanlarla boğuşarak gelmişiz bugünlere.
Ayrıca, bizim kuşağımız, tek kurşun atmadan, boynunu tam bağımsızlık ve ulusal egemenliğini yeniden kazanmış, gerçekten demokratik bir Türkiye uğruna boyunlarını sizin gibi işbirlikçi faşist alçakların iplerine uzatmaktan kaçınmamış...
Utanmazca karalamalarınız bizim üstümüzde durmaz.
Oysa, siz, Abromowizt, Graham Fuller, Kombassan, Bosna yardımları, Deniz Feneri, 15-17 Aralık tezgâhlarında piştiniz. "Hocaefendi" minderlerinde pışpışlandınız.
Belki de çok öncesinde, en başlarında yaşamınızın dergâh dehlizlerinde bademlendiniz...
Şimdi tarihin eşsiz Cumhuriyeti'ni, bademleyicilerinizle birlikte tarihe gömmek istiyor, ona buna da pisliklerinizi püskürtüyorsunuz...
Karalamalarınız da, kışkırtmalarınız da vız gelir...
Ne biz, ne de aklı başında yurttaşlarımız, bu alçakça tuzaklarınıza artık düşmeyeceğiz. Atışmayacağız. Kutuplaşmayacağız. Çatışmayacağız.
Tüm yetersizliklerine karşın, bu Cumhuriyeti elimizden alıp yerine bir gerici-dinci- işbirlikçi diktatörlük kurma amacını güttüğünüz bu "Anayasa Oylaması"na, böyle bir çağdaş insan ve yurttaş olma bilinciyle "HAYIR" diyeceğiz.
Sizden korkan, sizden alçak olsun...!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder