ARA SIRA DA OLSA DÜŞÜNMELİ - Yeni Bin Yıl

Breaking

25 Şubat 2017 Cumartesi

ARA SIRA DA OLSA DÜŞÜNMELİ

Ben öyle çok derin düşünenlerden saymam kendimi.
Öyle insanlığa yol yordam gösteren bilgeler gibi düşünmek de zor iştir zaten.
Kolay mı bir Yunus Emre, Pir Sultan, Platon, Aristo, M.Kemal Atatürk, Ziya Gökalp, Mehmet Akif, Madam Curie, Einstein, Karl Marks, Engels, Lenin, Hz. Muhammed, Konfüçyüs, Tao...filan gibi düşünebilmek...?

Ama ara sıra, yaşamın yükü binip de bunalınca düşündüğüm olur benim de...

Söz gelimi, yaklaşık 15 yıl yoksul Cumhuriyetin yatılı okullarında geçen bir öğrencilik sonrası, kıt kanaat aylıkla geçinen, yoksul ana-babaya yardım edebilmek için çırpınmakla geçen ilk öğretmenlik yılları...

Sonra borç harçla sevdiğinle evlenip bir 5-10 yıl borç ödeme süreci.
Hemen ardından, şu kira derdinden bir an önce kurtulalım kaygısıyla, çoğu banka kredisiyle ödenen evin borcuyla geçen bir 10-15 yıl daha...

Az soluklanırız diye umutlanırken, aaaa....! O da ne...?
Çoluk-çocuğa karışılmış bir de...
Kreş, okul, üniversite filan derken bir kenara 5 kuruş konulamıyor...

Bir de bakıyorsun, kaldıysa saçlara aklar düşmekte...
Ancak, emekli ikramiyesiyle kalan borcu bitirmek olanağına sarılıyorsun...

İyi de, daha doğru dürüst tatil filan da yapmadık.

Araba filan hak getire...

O ara, bir çevrene bakınca, senin gibilerin az olmadığını da görüyorsun.

Hem de milyonlarca... Ben diyeyim 30, siz deyin 40 milyon. Belki de daha çok...

Allah'tandır deyip geçtiğin oluyor.
Ama bunaltı sürüyor.
Onca namaza, niyaza, duaya karşın, durum aynı durum...

Bir de öte yana dönünce görüyorsun ki; birilerinin 20'li yaşlarda kat, yat, villa, gemicik, fabrika, holding sahibi olduklarını görmektesin.

Çok da değiller...

Ben diyeyim 100, siz deyin 200 bin aile...

Bu işlerin sayımını yapan "TUİK" dedikleri Türkiye İstatistik Kurumu da, "Tüm ulusal gelirin %56'sını nüfusun %1'i alıyor, geri kalan %44'ünü de nüfusun %99'u paylaşıyor." duyurusu yapıyor...
Kendinin de bu %99'un arasında olduğunu o zaman anlıyorsun.

Neden böyle oluyor diye de soruyorsun haliyle?

İster istemez de düşünüyorsun işte...

"Yav, Allah'tan mı acaba?"

O yazıyor ya yazgımızı...!

Kocaaadan da öte, sonsuz evreni, yeri göğü, her şeyleri yaratan, bir bakıma cümle varlıkların ana-babası da sayılması gereken Allah, bu kadar vicdansız, insafsız, acımasız olabilir mi?

Böylesine bir eşitsizliği, yoksulluğu, bunaltıyı, cefayı çoğumuza, onca zenginliği, sefayı, saltanatı da azıcığımıza reva görür mü?

Sıradan bir ana-baba bile böyle yapar mı?

Bunda bir iş yok mu?

Acaba, haşaaa Allah mı aldatıyor bizi...?
Yoksa Allah'la mı aldatıyorlar bizi?

Düşününce de böyle oluyor işte...
Sorular cirit atıyor kafa da...

Düşünmesek mi diyorum?

Ama düşünmeden de edilemiyor ki...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Bottom Ad

Responsive Ads Here

Sayfalar