Eğer günlük gülistanlık, bol hak ve özgürlük ortamında olsaydık ulusal egemenlik ve demokrasi mücadelesi gerekir miydi?
Oysa, ulusal tarihimiz de, insanlık tarihi de bolca örnek ve kanıtlarla doludur ki, ulusal egemenlik, hak, özgürlük ve demokrasi mücadeleleri, eşitsizlik, baskı, şiddet ve çoğunca kanlı ortamlarda verilerek kazanılabilmiştir.
Şu önümüze konulan "Diktatörlük Anayasası" değişikliği nedeniyle, kimileri, yapılacak referandumda, TBMM'nin durumunu, seçim sisteminin ve siyasal partilerin tavrını, terör örgütlerinin eylemlerini, siyasal iktidarın uygulamalarını ve OHAL denilen baskıcı düzeni gerekçe göstererek, "boykot, geçersiz oy kullanma ya da şöyle böyle davranma..." görüş ve önerilerinde bulunmaktalar...
Bu kişiler ya da varsa örgütler, bu görüş ve önerileriyle, toplumun tüm kuşkulu durumları aşarak, seçimlerde %49'lara varan, yurduna ve Cumhuriyete az çok bağlılık göstermiş kesimlerin kafasını karıştırma, çok değerli ortak güçlerini küçültme doğrultusunda bir kandırmacaya katkı vermektedirler...
Böylece de, sözde "demokratik tepki oluşturma" kılıfına gizledikleri bir alçaklığı/PROVOKATÖRLÜĞÜ şimdiden sergilemektedirler...
Oysa, demokrasi mücadelesi vermeye soyunanların, kısıtlı da olsa, kırıntısı da kalsa, var olan tüm hukuksal, yasal, meşru ve demokratik yol, yöntem ve olanakları sonuna dek kullanma sorumlulukları ve zorunlulukları vardır.
Siyasal iktidarlar, her zaman toplumun en örgütlü, en donanmış, en yüksek kaynak ve olanaklarını kullanabilme güç ve yetkisini taşırlar.
İşte bu gerçekliği gözönüne almak, bu güce karşı, siyasal iktidarın uygulamalarından türlü nedenlerle az ya da çok rahatsızlık duyan, zarar gören her kişi ve kesimi birlik ve dayanışmaya katacak yol ve yöntemleri üretmek, demokrasi mücadelesi verenlerin yaratıcı bilincine bağlıdır.
Bu mücadelede "mazeret" üretmek, yurttaşlık nitelikleriyle bağdaşmaz.
Var olan örgütlülük geliştirilecek, birleştirilecek, dayanıştırılacak, ortak hedefe yöneltilecek, beklenen sonuç alınacak...
Başka yol yok...
Üstelik mümkün...
7 Haziran Seçimleri de örneğidir...
"HAYIR" insanlığın şartıdır...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder