İŞBİRLİKÇİLİK SONUNDA HEP EZİLİR - Yeni Bin Yıl

Breaking

29 Ağustos 2016 Pazartesi

İŞBİRLİKÇİLİK SONUNDA HEP EZİLİR

30 Ağustos Başkomutanlık Zafer Bayramını kutlayacağız.

Cumhuriyet ve ulusal değerlere düşmanlıkla beslenmiş, büyütülmüş ve kullanılmış bir iktidarın, hep yaptığı gibi, kutlamadan yine kaçınması, kimi valilerin de yasaklaması, ulus ve yurtseverlerin coşkusunu engelleyemeyecek...

Şaşırmamalı iktidarın bu tavrına...

Çünkü bağımsızlığı, yurt savunmasını, aydınlanmayı, çağdaşlaşmayı hedefleyen, antiemperyalist ve devrimci bir öze dayanan ulusal kurtuluş savaşları, işbirlikçilere karşı da verilmiştir.

Bizi Ulusal Kurtuluş Savaşına zorlayan Batı Emperyalizmi de, yurdumuzu ele geçirme ve paylaşma girişimlerinde, doğrudan kendi yurttaşlarından oluşan ordular yerine, çoğunlukla bölgelerimizin, yörelerimizin işbirlikçilerini kullanmayı yeğlemiştir.

Döneme ilişkin belge, bilgi ve yayınları yeterince okuyup inceleyenler bilirler ki, bölge ve yörelerimizi ele geçirirken, Fransız ordusu ağırlıklı olarak Ermenilerden, İngilizler Hintliler, Yeni Zelandalılar, Avustralyalılar ve bütünüyle Yunan Ordusundan, İtalyanlar Afrika kökenlilerden oluşan birlikleri kullanmışlardır. 

Bu girişimlerinde, Padişah ve dinci-gerici çevreler başta olmak üzere, içimizden de önemli işbirlikçi desteği alabilmişlerdir.

Öyle ki, bu koşullar nedeniyle, yurdun dört yanında değil yalnızca, neredeyse yüreğinde yuvalanmış düşman kuşatması söz konusudur.

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, bu ağır koşulları, kongrelerle adım adım ördükleri bir ulusal birlik ve dayanışma örgütlenmesiyle aşma yetkinliğini göstermiştir. Bir yandan da, günümüz karalayıcılarının yalanlarıyla örtemedikleri, ulusal egemenliği temel alan bir cumhuriyet ve demokrasi alt yapısı oluşturmuşlardır...

TBMM, bu sürecin en temel karar ve uygulama organı olarak, Türk ve insanlık tarihinde eşsiz bir konum almıştır.

İşbirlikçi güçler ve onları kullanan emperyalizm, bu ulusal birlik ve dayanışmanın yarattığı onurlu direnişe boyun eğmek zorunda kalmıştır.

Çünkü, işbirlikçilik, bir ulusal hak ve özgürlük güdüsünden yoksundur. Böyle olduğu için de, tarih boyunca görüldüğü her yerde er ya da geç yenilmiş, kullanıcılarının kucağına sığınmak zorunda kalmıştır...

30 Ağustos, işte böylesine bir ulusal kararlılık ve direncin zaferidir.

Bugün de Türkiye Cumhuriyetine ve yurt bütünlüğüne yönelik olarak emperyalizmin yıllardır kullandığı her türden işbirlikçi terör örgütleri, ağır acı ve yıkımlara neden olsalar da, kendilerini besleyip büyütenlerle birlikte tarihin çöplüğüne gömüleceklerdir.

Bizden kanıt isteyenler, Kocatepe'ye, Dumlupınar'a gitsinler... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Bottom Ad

Responsive Ads Here

Sayfalar