10. Yıl Marşı Ne Anlatır? - Yeni Bin Yıl

Breaking

23 Haziran 2016 Perşembe

10. Yıl Marşı Ne Anlatır?

Bu iktidar döneminin beslediği bir 10. Yıl Marşı karşıtlığı aldı başını gidiyor.

Son günlerde Bolu Milli Eğitim Müdürünün 10. Yıl Marşını yasaklama girişimi yeni bir aşamayı simgeliyor.

En son, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, 10. Yıl Marşı'nı "Bir zamanların zulüm simgesi..." ilan etti...

Öyleyse nedir 10. Yıl Marşı?


Buyrun Marşın sözlerini anımsayalım önce...

10. Yıl Marşı

Çıktık açık alınla on yılda her savaştan,
On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan;
Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan;
Demir ağlarla ördük Anayurdu dört baştan.

Türk’üz, Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi,
Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!

Bir hızla kötülüğü, geriliği boğarız;
Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.
Türk’üz, bütün başlardan üstün olan başlarız;
Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız.

Türk’üz, Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi,
Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!

Çizerek kanımızla öz yurdun haritasını,
Dindirdik memleketin yıllar süren yasını.
Bütünledik her yönden istiklal kavgasını;
Bütün dünya öğrendi Türklüğü saymasını.

Türk’üz, Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi,
Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!

Örnektir uluslara açtığımız yeni iz;
İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz.
Uyduk görüşte bilgi, gidişte ülküye biz;
Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.

Türk’üz, Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi,
Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!

                                   F. Nafiz Çamlıbel-B. Kemal Çağlar

Bu sözlerin neresinden zulüm anlamı çıkabilir?

Bu Marş, adı üstünde kuruluşunun 10. yılını kutlayan tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu bir halkın, emperyalizme diz çöktürmeyi başarmasının, bağımsızlığını kazanmasının, barış içinde kendi geleceğini kendisi kararlaştırıp tasarlayarak, planlayarak, uygarlaşma, çağdaşlaşma, aydınlanma yoluna girişinin onurunu, gururunu anlatmak için yazılmıştır.

Uzun yıllardır kapitülasyon denilen ayrıcalıklarla Anadolu halkını ezen emperyalizmin ekonomik boyunduruğunu kırmış, Düyun-u Umumiyesi'yle, Reji'siyle, Posta Şirketi'yle, yabancı tekelleri ve sömürgeciliği kovmuş, kendi alınteriyle ve yerli kaynaklarıyla, demiryollarını, dokuma fabrikalarını, şeker fabrikalarını kurmaya başlamış, temel gereksinimlerini kendisi karşılama yoluna girmiş bir halkın başını göğe yükseltmesini anlatır.

Daha önemlisi, yüzyıllardır, kulluk, ümmetlik düzeyine indirgenmiş, saray, derebey, ağa, şeyh, mütegallibe zulmüyle inletilmiş bir halkın, yurttaşlık düzeyine yükseltilmesi, ulus kültürüyle tanıştırılması, kamusal eğitim, sağlık, sosyal güvenlik hizmetlerini alabilme olanağına kavuşturulması, egemenliğini oylarıyla belirleyebilir duruma gelmesi, kendi kendini yönetme olanağına kavuşması, böylece de çağdaş uygarlığın üstüne koşmasının coşkusunu yansıtır.

Yüzyıllardır kendisini ezen "...kötülüğü, geriliği...boğması, karanlığın üstüne güneş gibi doğması..." mıdır zulüm simgesi oluşu...?

Yurdunun haritasını kanıyla çizmemiş midir? 
Dünya emperyalizmine diz çöktürerek üstünlüğünü kanıtlamamış mıdır?
Lozan'ı imzalatarak da bağımsızlığı kadar tüm dünyanın saygınlığını kazanmamış mıdır?
Tarihten önce yok muyduk? Sümerleri, Hititleri, Frigleri, Lidleri ve daha öncekileri Anadolu'da değil miydi?
Tarihten sonra da burada değil miydik?
Abbasilerin Bizans sınırlarını korumak için kurulan askeri garnizonların bugünün Güneydoğu Anadolu kentlerinin temellerini oluşturduğunu bilmez misiniz?
Bunları başarmış bir uluslaşma duygusuyla coşanların "Türk'üz" deyip coşması çok mu zorunuza gidiyor?
Üstelik bu "Türk'üz"ün tanımı da daha o yıllarda yapılmış... "Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağıyla bağlı herkes Türktür."
Burada bir etnik ayrım yapıldığını mı sanmaktasınız?
Siz, "Türk" sözcüğüne etnik anlam yüklemeyi, o diz çöktürülen emperyalistlerin işbirlikçilerinden yeni öğrendiniz. Yanlış biliyorsunuz. Ya da siz de işbirlikçisiniz...
Bir daha söyleyelim:
10. Yıl Marşı, etnik, dinsel, mezhepsel bağları aşarak, sultan, ağa, şeyh, bezirgan zulmünü tarihin çöplüğüne atan, yurttaşlaşma ve uluslaşma yolundaki bir halkın uygarlığa koşusunun coşkusudur...

Mandacı, işbirlikçi, gerici...artıkları ile satılmışlar bunu anlamazdan gelebilirler.

Ama alçaklık etmek zorunda değildirler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Bottom Ad

Responsive Ads Here

Sayfalar