ÇARESİZ ÜLKE TÜRKİYEM - Yeni Bin Yıl

Breaking

14 Nisan 2016 Perşembe

ÇARESİZ ÜLKE TÜRKİYEM

ÇARESİZ İKTİDAR

      ÇARESİZ MUHALEFET

            ÇARESİZ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI

                  ÇARESİZ YAZILI GÖRSEL VE SANAL MEDYA

Ne zaman sorumlu bir aydın görsem, yüzünde karamsar, mutsuz bir ruh hali görüyorum. Biraz konuştuğumuzda bu ruh halinin nedeni hemen anlaşılıyor.

Sorun, 2002’den beri ülkemizin emperyalizmle anlaşmalı olarak, işbirliği halinde ve onun emrinde olan, bir siyasi iktidar tarafından  yönetilmekte olması (İktidar sahiplerinin kendileri bu durumu, ”Biz BOP’un eş başkanlarından bir tanesiyiz, bize bu görev verildi, biz bu görevi yapıyoruz” şeklinde ifade etmektedirler.) sonucunda devletin Eğitim, Güvenlik ve Yargı gibi temel kurumları başta olmak üzere sakatlanması, diğer bir deyişle işlevsiz kalması.

Bu defa emperyalizm işi o kadar ileri götürdü ki, yazımızda sözünü ettiğimiz tahribatları bizatihi ülkemizde kurduğu ofisler ve masalar vasıtasıyla planlayıp uygulamaktadır.

Gerek iktidar, gerekse muhalefet, varlıklarını sanki demokrasi varmış gibi yaparak sürdürmektedir.

İktidarı anlamak kolaydır. İpini emperyalizme kurtulamayacağı şekilde kaptırmıştır. O kadar kaptırmıştır ki,  emperyalistlerin izni olmadan kurtulma şansı olmadığına kendisi de inanmış durumdadır.( FG ve Cemaat örgütü buna dahildir.)

Muhalefet deyince akla sadece en büyük olması hasebiyle CHP gelmektedir. Diğer muhalefet partileri zaten emperyalizmin güdümündedir. Demokrasinin esas unsurları kabul edilen STK’ların  çoğunluğu etkisizleştirilerek, iktidarın emrine sokulmuştur. Yazılı, görsel ve internet medyasının %90’dan fazlası ya doğrudan emperyalizmin elinde, ya da yandaşlarının elindedir.

CHP’ye oy verenler, sempati duyan kitle ve üyeleri bu sorunu aşmak için partinin uygulanabilir bir plan üretmediğini veya üretemediğini,  partinin örgüt yapısı ve işleyişinde sorunlar olduğunu düşünmektedirler (Bu yazının yazıldığı sırada, CHP Genel Başkanı artık politikalarında değişiklik olduğunu, iktidara karşı demokratik kurallar içinde kalarak, sert söylem politikası uygulayacaklarını söylüyor. Acaba bu politika değişimi iktidarın yasalar içinde faaliyet göstermesini, bugüne kadar yasadışı faaliyetlerini bağımsız ve tarafsız bir yargıya taşınıp, yargılanmasını sağlayabilecek mi? Cevap: Kocaman bir HAYIR. İktidarın yasadışı eylemlerini engelleyecek ve önceki uygulamaları yargıya taşıyacak politika değişimi, uygulamaya yönelik sözsel davranış değişimi değil, örgütsel değişim ve sonuç alıcı eylem planlarıdır.)

CHP’nin aşağıdaki konulardaki başarısızlığı, üyeler ve toplum indinde ÇARESİZLİK yaratmış, bu olumsuzluklar, ruh halimize oradan da yüzümüzde on dört seneden beri çıkartamadığımız mutsuz bir maskeye dönüşmüştür.

1- Toplumda seçimlerin hileli olduğu, oyların çalındığı algısı neredeyse yüzde yüzdür. (ABD’nin açıklamaları ve AGİT raporlarına da yansımıştır. Ek olarak CHP’nin kendi çalışmasında da gözlenmektedir.)

2-    CHP’nin iktidar tarafından yapılan yüzlerce çok önemli kanun ihlallerini engelleyemediği apaçıktır. (Bu ihlallerin sürekliliği Eğitim, Güvenlik ve Yargı kurumlarını ıskataya çıkarmıştır.)

3-  Devletin kurumlarına kumpaslar kurulmuş, kurumlar çökertilmiş, insanlar yıllarca hapis yatmış, tarifi mümkün olmayan acılar yaşanmış olmalarına rağmen bir şey yapılamamıştır.

4-    İl başkanları dövülmüş, bir şey yapılamamıştır.

5-    Milletvekili dövülmüş, bir şey yapılamamıştır.

6-  Cumhurbaşkanı ve diğer birçok iktidar sahipleri, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkana sürekli hakaret, açık ve aleni küfürler etmiş, bir şey yapılamamıştır.

7-    Milli Bayramlar, ya kaldırılmış yada törensiz hale getirilmiş bir şey yapılamamıştır…v.b

Geldiğimiz bu noktada, aydın diye tanımlayabileceğimiz insanlar bile çözüm üretmekte ÇARESİZ kalmışlardır. Olası bütün çözüm önerileri de savunma amaçlı şiddete dayalı çözümlerdir. Çünkü kaba güç, ancak kendisinden daha kuvvetli bir kaba güçle önlenebilir. Yasadışılığın yasal zemindeki karşılığı cezadır. Suça ceza yoksa, topluma yasadışılık ve yandaşlık hakim olur. Bu da toplumu bölünmeye ve çaresizliğe iter. Maalesef ülkemizin durumu budur.

Sonuç1 : Çaresizliğin boyutu o kadar yücedir ki, muhalefet kala kala birkaç televizyon kanalına ve birkaç gazeteye hapsolmuş, kurtuluşu kendi kanalındaki televizyondan kitap satmaya bağlamış görünmektedir.

Sonuç2 : Komediye bakın ki, halkımızın bu umutsuzluğuna ve çaresizliğine çözüm üretiyor görünen, bütün bu çorapları başımıza ören ABD, ülkemizdeki propaganda ve algı yönetim araçlarından FOX TV ve onun programcıları İsmail Küçükkaya ve Fatih Portakal’dır.

   Şaka gibi değil mi?

ÇARESİZ ÜLKEM      TÜRKİYEM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Bottom Ad

Responsive Ads Here

Sayfalar