Önce, CHP’de Genel Başkan ve yönetim değişimini gerektirecek durum var mıdır, sorusuna cevap vermek gerekir. Bunun için de partinin, mevcut Genel Başkanı ve yönetimiyle katıldığı seçimlerde başarılı olmuş mudur, sorusunun cevabına bakmak gerekir. Cevap, o kadar iyi niyetli, gayretli çalışılmasına karşın, “Hayır”’dır. Hatta önceki Genel Başkan ve yönetimiyle kıyaslanılamayacak kadar olumlu faaliyetler ortaya koymuştur.
Ancak süreç öyle gelişmiştir ki, emperyalizm ve onun işbirlikçileri, ülkemiz devlet yapısını çökertip, coğrafi olarak ta parçalayacak, BOP projesini devreye sokmuşlardır.
T.C’nin kurucusu CHP, BOP’un ülkemiz için bir yıkım projesi, TE’nın da bu projenin eş başkanlarından biri olduğuna inanamamış ve ona göre politika geliştirememiştir.
CHP’nin, iktidarın BOP çerçevesinde emperyalizmle birlikte, çok planlı yasadışı kumpaslarına, yasa içinde kalarak göstermeye çalıştığı mücadele başarılı olamamıştır.( Bunu kavga etmesini bilmeyen birinin hem dayak yiyip hem de neden dövüldüğünü sorgulayan ancak ne yapacağını bilemeyen birine benzetilebilir) Bu şartlarda ve mevcut örgüt yapısıyla, Genel Başkan, kendisinin ve partinin gayretlerinin başarısız olacağını (birçok uyarıya rağmen, ki postalar incelendiğinde en kapsamlı yazılı uyarılarda bulunanlardan biri olduğum görülecektir) öngörememiş, parti gereksiz yere yorulmuştur. Seçimler, kurallarına göre yapılmamış, çaresizlik bu konuda da devam etmiş, seçmen hakları korunamamış, sonuçta da, gerçekte şaibeli ve sürekli seçim başarısızlıkları ortaya çıkmıştır. CHP son olarak, hem kendilerinin tespit ettiği,hem de AGİT ön raporuyla tescillenmiş, 1 kasım seçim olumsuzluklarını AHİM’e taşıma gayretinde bulunmamıştır.
Bütün bunların sonunda T.C’de eğitim, güvenlik ve yargı sakatlanmış, böylece BOP’un ilgili modülü başarıyla gerçekleştirilmiştir. BOP’un ülkemizi bölmeye yönelik modülü devrededir.
Elbette bütün bu süreçteki olumsuzlukları engellemek, sadece CHP’nin görevi olmamakla birlikte, en büyük sorumluluğun CHP’de olması, cumhuriyeti kuran parti olmasından kaynaklanmaktadır.
Sonuç olarak CHP yönetimi başarısız olmuş, halkımız ümitsizliğe sürüklenmiştir. Şunu da hemen belirtmeliyim ki, bu örgüt yapısı ve işleyişiyle, yönetimde kim olursa olsun, böyle bir kumpas karşısında başarısız olacağı açıktı.
Maalesef, Atatürk’ün Nutuk’taki öngörüleri ortaya çıkmış, ülkemiz emperyalizm ve yerli işbirlikçileriyle uçurumun kenarına getirilmiştir.
Atatürk nutuk’ta, yine bu kumpastan nasıl çıkılacağı konusunda yol göstermiştir.
Bu amaçla CHP, kurultayda, önce aşağıdaki şekilde yeni bir örgüt modelini benimsemeli sonra, bu modeli kuracak geçici yönetimi seçmelidir.
Geçici yönetim, benimsenen örgütü kurduktan sonra görevine son vermelidir.
CHP yeni örgütünü kurduktan sonra, sistem, yöneticilerini yapısal konumuyla belirleyeceğinden, ayrıca bir başkan veya yönetim seçimi yapılmayacaktır. Partide başkanlık gibi bir sorun bir daha yaşanmayacaktır.
Parti, temsil ettiği kitlenin hakları için, etik kural ve kanun tanımaz iktidarlarla, kavga etmeyi göze alabilen, gerektiğinde tüm vekilleriyle birlikte meclisten çekilip, parti tabanında, meşru mücadeleyi örgütleyip, sıcak mücadeleye girebilme inanç ve kararlılığında olabilecektir.
Böylece halkın ve parti üyelerinin partiye olan inancı artacak bu da başarıyı tetikleyecektir.
İdeoloji, örgüt ve örgütlenmenin temel gıdasıdır. Çerçevesi kolay anlaşılır kısa ve öz olmalıdır.
İDEOLOJİ VE ÖRGÜTLENME
A) İDEOLOJİ
Yönünü Çağdaş Uygarlık Seviyesine çeviren, ATATÜRKÇÜ bir inanç ve uygulama bütünüdür.
Ana İlkeler;
1) BAĞIMSIZLIK : Ülkelerle karşılıklı çıkar ilişkisine dayalı, ne yapacağına kendisi karar veren bir ülke.
2) LAİKLİK :
· Dinin devlet üzerinde etkinliğinin olmadığı.
· Dinsel toplulukların ibadetlerini özgürce yapacakları ve yaşayacakları ortamların yaratılabildiği.
· Diyanet kurumlarının devletten soyutlandığı.
· Din eğitiminin, genel eğitim içinde, ibadet eğitimine dönüşmeyeceği bir eğitim.
· Hizmet verme noktasında dini sembol ve simgelerin kullanılmadığı.
3) DEMOKRATİK SOSYAL HUKUK DEVLETİ: Devletin yapısı ve işleyişi AB normlarına ve anlayışına uygun bir yapıda olmalıdır.
4) EKONOMİ : Devlet aşağıdaki fonksiyonları icra etmelidir.
· Özel sektörü teşvik edici ve denetleyici.
· Sosyal devleti güçlendirici.
· Savunma sanayine öncülük edici.
5) ETNİK SORUNLAR : Kürtler, diğer etnik gruplar ve göçmen sorunları AB anlayışı ve standartlarında çözülmelidir.
B) ÖRGÜT ve ÖRGÜTLENME
1) ÖRGÜT
Örgüt Aktif ve Pasif Üyelerden meydana gelir.
Aktif Üye: Partide eğitilmiş, kendileri için tanımlanmış görevleri eksiksiz yapan parti üyesi.
Pasif Üye: Partiye kayıtlı, aktif olmayan üye.
Lider: Aktif üyeler arasından seçilen, militan bir anlayışla çalışan kişi.(Bina, sokak, Mahalle, Semt, İlçe, İl ve Genel Merkez Liderleri)
Sokak Liderlik Zinciri : Aktif üyelerden seçimle oluşan, örgütün en dinamik omurgasıdır.
Bina → Sokak → Mahalle → Semt → İlçe → İl → Genel Merkez
Delege sistemi kaldırılıp, partinin üye yapısı gözden geçirilerek, Örgüt Liderlik Zinciri kurulmalı, örgütsel faaliyetler bir takvim çerçevesinde, zincirdeki liderler tarafından uygulanıp kayıt altına alınmalıdır.
Bu, dikkat, hassas, sabır, zaman isteyen ve maliyet gerektirenyeterli sayıda militan liderler tarafından yapılması mutlaka gereken, temel çalışmadır!!!!)
ÜYELERİN EMİN OLACAĞI KOŞULLAR
· Partinin asıl sahipleri zincirdeki liderlerdir.
· Zincirde yükselme tamamen başarı ve buna bağlı olarak seçim esasınagöredir.Her ne sebeple olursa olsun, zincirde yer almayan kişi zincirin üst halkalarına monte edilemez. En alttan başlamak zorundadır.
· Parti iktidar olduğunda, zincirdeki sıra kesinlikle atlanmadan, öncelikle zincirdeki üyeler liyakatlarına göre devletin yönetim kademelerine yerleşeceklerdir. Daha sonra pasif üyeler ve sadece oy verenler şeklide bir sıra takip edecektir.
· Partinin denetim kurulları, parti ister iktidar, isterse muhalefette olsun, her türlü yolsuzluğa karşı kararlı ve uyanık bir yapıda olacaktır.
2) ÖRGÜTLENME
Örgütlenme Ev, İşyeri ve STK’lar temelinde aşağıdaki sistematiğe uygun şekilde
EV
|
İŞYERİ
|
STK
| |
· Bina örgütü
· Sokak “
· Mahalle “
· Semt “
|
· İlçe örgütü
· İl "
· Genel Merk.“
|
· Esnaf örgütü
· Kobi “
· Sanayici “
|
· Sendika örgütlen.
· Odalar “
· Diğer STK “
|
yapılmalıdır.
C) EĞİTİM
Parti üye bilinci yukarıda belirtilen ana ilkeler çerçevesinde oluşturulmalı ve parti üyeleri buna kesinlikle inandırılmalıdır. Eğer bir üyesi partinin ilke ve ideoloji konusunda yeni bir düşünceye sahipse ve bunun doğru olduğuna inanıyorsa, parti ideolojisine dahil edilmesi için çalışma yürütmelidir. Hiçbir partili, parti ideolojisine dahil olmayan hiçbir düşünceyi, demokrasinin gereği deyip, farklı sesler olarak sunmamalı, parti düşüncesi izlenimini verecek açıklamalar yapmamalıdır. Seçim kültürü ve kurallarına yönelik etkili çalışmalar yapılmalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder